YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU
- İbrahim Enis KAYRAN

- 9 Eki
- 1 dakikada okunur
“Yaygın anksiyete (kaygı) bozukluğu” sık görülen anksiyete bozukluklarındandır.
Erişkinlerde yaşamboyu yaygınlığı % 5.1 olarak saptanmıştır. Yani her yüz kişiden yaklaşık 5’i hayatının bir döneminde bu teşhisi alabilir. Kadınlarda erkeklerden daha yaygındır (2 kat fazla).
Tipik olarak dönemsel alevlenmelerle birlikte yaşam boyu giden (süreğen) bir seyir gösterir. Başlangıç yaşı genellikle yirmili yaşların başıdır.
En az 6 aylık bir sürenin çoğu gününde bir takım olaylar ya da etkinliklerle ilgili olarak (işte ya da okulda başarı gösterme gibi) aşırı bir kaygı ve kuruntu (evham) vardır.
Hasta sürekli başına kötü birşey geleceği beklentisiyle yaşar, huzursuzluk ve sürekli tedbirli olma davranışları, aktivitelerden keyif almasını engeller.
Sinirlilik, dikkati toplamada zorluk kaygı bozukluğundaki telaşa bağlı olarak sık görülen bir semptomdur.
Hastanın çarpıntı, göğüs ağrısı, başağrıları, boyun ağrıları, yorgunluk, kabızlık, sık idrara çıkma, mide bölgesinde yaşanan huzursuzluk hissi, cinsel isteksizlik, ereksiyon bozukluğu gibi hemen her branşa dair şikayetleri olabilir, bu yüzden tedavi arayışında ilk başvuru önemli oranda psikiyatri dışı branşlara yapılır.
Genellikle sinsi bir başlangıç, süreğen, ancak dalgalanan bir seyir gösteren Yaygın anksiyete bozukluğunda, stresli durumlar yakınmaların başlatıcısı olabilir. Tedavi için başvuran birçok kişinin kendisini bildi bileli anksiyeteli ve sinirli olarak tarif etmesi, hastalığın hazırlayıcısı olan etkenlerin belirlenmesini güçleştirmektedir.
Ayrıca, birçok hasta, yakınmalarının başlamasından, ailevi sorunlar, kişiler arası ilişkilerde yaşanılan güçlükler, mesleki zorlanmalar gibi yaşam olaylarını sorumlu tutsalar da, söz konusu yaşam olaylarının anksiyetenin nedeninden çok, anksiyeteli olmanın bir sonucu olabileceği unutulmamalıdır.
Yaygın Anksiyete Bozukluğunun ’nun Panik bozukluğu ve Major depresyon başta olmak üzere diğer psikiyatrik bozukluklarla sıklıkla birlikte görülmesi, rahatsızlığın gidişini önemli ölçüde etkilemektedir.
Tedavi, ilaç tedavisi, psikoterapi ya da ikisinin beraber kullanılmasıyla sağlanabilir.

Yorumlar